Sodyum Sitrat Üretimi

Merhaba arkadaşlar. Sizleri Sitrik Asit’in soyağacında yer en popüler, en meşhur Sodyum Sitrat ile tanıştırmak istiyorum.

Üniversitede Sitrik Asit döngüsünü, Biyoteknoloji dersinde ziyadesiyle işlemiştik. O zamanlar bu ham maddelerin ne kadar önemli olduğunu içselleştirememiştik. Bana göre bu durum, lise çağlarımızda modern matematik olarak tabir edilen Trigonometriyi, mantığımıza oturtamadığımız durum ile paralel bir olaydı. Bunlar da ben de, modern Kimya olarak kaldı.

Sodyum Sitrat, Sitrik Asitin tuzlarından bir tanesidir. Global piyasada ekonomik döngüsel olarak en çok Trisodyum Sitrat Dihidarat olarak hareket kabiliyeti kazanmıştır. Sodyum Sitrat, Sitrik Asitten elde edilen tampon ve sekestran maddesidir. Çözelti içerisindeki eser metalleri bağlayarak bu zararlı eser metallerin zararlı etkilerinin inhibe edilmesine yardımcı olur. Bir gıda katkı maddesidir.

Ben bu ham madde ile yaklaşık 4 yıl önce Karsta peynir üretimi yapan bir imalatçının talebi ile tanıştım. O günden bu yana, bu ham maddenin kullanıldığı alanları şaşırarak öğreniyorum. Tıbbi alanda kullanımları ise, kan difüzyonlarında, in vitro, antipıhtılaşma ilaçları antikoagülan ilaçlar, balgam ilaçları ve diüretik ilaçların imalatında kullanılmaktadır. Bunun yanında burada yazmakla bitmeyen 100’lerce kullanım alanı daha bulunmaktadır.

Gelelim asıl konumuza; Bu işin ticari boyutuna. Aşağıda paylaşacağım veriler bu işin ülkemize kazandırılması için başlı başına yeterlidir.

Bu ham madde tamamı ile ithal üründür.

İthalat: 467 Ton (2000)/Ödenen Para: 720.000 Usd 》Birim Fiyat: 1.54~ Usd/kg

İthalat: 7500 Ton (2021)/Ödenen Para: 8 Mn 415000 Usd》Birim Fiyat: 1.122~ Usd/kg

Çok net görünüyor ki; 2000 yılına göre şuan kullanım miktarı 16 kat artmıştır. Şunu da eklemek isterim pandemi sonrasında piyasaların açılması ve navlun fiyatlarının 5 kattan fazla artması ile bu ürün 2021 yılı sonları ve 2022 yılı içerisinde 4.50 Usd/kg fiyatlarını zorlamıştır. Şuan piyasa fiyatları 2.00 Usd/kg düzeyinde seyretmektedir.

Yukarıda ki veriler doğrultusunda bu ham maddeyi üretmemizin bizlere nasıl fayda sağlayacağını öngörebilmek çok da zor olmasa gerek. Ama ne olursa olsun, asıl konumuz Know-how? Benim vizyonel bakışım, bu ham maddenin üretim teknolojisi ve ham madde başlatıcılarına baktığımızda çok da zor değil. Zira, Tezkim Tarımsal Türkiyede Sitrik Asit ve Sitrat türevlerinin kompedanı olacaktır. Bu konuda hiç şüphemiz yoktur. Sadece süreç ve zamana ihtiyacı vardır.

Neden biliyor musunuz? Çünķü; Soyağacını oluşturmaya Başladılar..

Sodyum Sitrat Üretimine baktığımızda, Sitrik Asit’in Sodyum Hidroksit ve Sodyum Karbonat veya Sodyum Bikarbonat ile nötrleştirilmesi reaksiyonu ile elde edilmektedir. Bu reaksiyonda Sodyum Bikarbonat bir reaktör içerisinde suda çözülür ve üzerine Sitrik asit evlendikten sonra yaklaşık 90 °C ye kadar ısıtılır. pH 6.5-7.0 arasına ayarlanabilir. Aktif karbon filtresinden geçirilerek ağartma işlemi yapılır. Elde edilen karışım sıcak formda iken süzme yapılır. Prosesin devamında alçak basınçta yoğunlaştırma yapılır Ve kristaller halinde oluşur. Nihai ürünü elde etmek için süzme, yıkama ve kurutma yapılır.

Arkadaşlar sizlere bir müjde ve bir de olumsuz haber vermek istiyorum. Türkiye Sodyum Karbonat ve Sodyum Bikarbonat üretiminde Dünya lideridir. Ve bu konuda Ciner Grup başı çekmektedir. Sodyum Bikarbonat birim fiyatı güncel olarak 0.55 Euro/Kg’dır (Fabrika fiyatı(Son günlerde yükseliş trendindedir)).Soda üretiminde Dünyanın %70 den fazlası Türkiyenin kontrolündedir. Kötü haberim ise maalesef Sitrik Asit üretimi için kullanılan Tarımsal bir ürün olan Mısır maalesef bu endüstriyi tam manasıyla destekleyecek kadar yeterli değildir.

Zaten Endüstriyi besleyen bir Tarımsal üretim olmadan,  çiftçinin refah seviyesinin yükselmesi ve o ülkenin tam manasıyla kalkınması mümkün değildir. Bu sebeple Mısır üretimimizi artırmalıyız. Zira Rusya-Ukrayna savaşı da bunun ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Yağ fiyatları artmış ve stoklar tükenmiştir.

Bu gibi ürünlere Kimya Endüstrisinin talebi arttıkça, çiftçinin de iştahının kabararak üretim miktarının da yükseleceğini düşünüyorum. Sadece doğru yönlendirme ve doğru politikalara ihtiyaç vardır. Bu sayede Tarımı da doğrudan beslemiş olacak ve çiftçinin önünü açmış olacağız.

Her şey çok net; Yola çıktığımızda yolda olmamak imkansız.

Biz bu yoldayız. Ya siz?

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.